29 Haziran 2011 Çarşamba

Kadınlar Dünya Kupası 2011 - Brezilyalı Fenomen Marta

Bir futbolcu 5 sene üst üste en iyi seçiliyorsa artık o "en" iyidir... Brezilya ile 2 olimpiyat 1 de dünya kupası gümüşü olan Marta bu sefer ilk dünya kupasına taşıyabilecek mi takımını?



Marta bu kez kupayı istiyor EurosportTurkiye

Kaynak: Eurosport.com Türkiye - http://tr.eurosport.com

Kadınlar Dünya Kupası 2011 - ABD Ve Yıldızı Wamback

Fifa Kadınlar Dünya Kupasının Olağan şüphelileri arasında belki de en başından beri en çok sempati duyduğum takım ABD. Futbol kültürü olmayan ülkeye bu kültürü kadınlar futboluyla yaymaya başladılar. Kadın takımları erkek takımlarından her zaman çok daha başarılı oldu hatta Mia Hamm gibi bir de dünya yıldızı yetiştirdiler. Hamm sonrasının yıldızı ise Wamback...

Kendisini tanıyalım:


ABD'nin yıldızı Wamback EurosportTurkiye

Kaynak: Eurosport.com Türkiye - http://tr.eurosport.com

21 Haziran 2011 Salı

Kadınlar Dünya Kupası 2011

Fifa Kadınlar Dünya Kupası 2011 Pazar Günü (26 Haziran) Berlin'de Almanya-Kanada maçıyla başlıyor. Almanya hem son şampiyon hem de ev sahibi olarak favori. Brezilya ise dünyanın en iyi kadın futbolcusu Marta'ya sahip. Diğer olağan şüpheliler İngiltere, ABD ve Norveç. Altyapı turnuvalarının başarılı ismi Nijerya'yı da atlamamak lazım. Geniş bilgiye http://www.fifa.com/womensworldcup/index.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Kupa boyunca Dağhan Irak yönetimindeki Eurosport.com Türkiye ekibince hazırlanan haber ve görüntüleri (elbette onların izni hatta teşvikiyle) buradan paylaşacağım... Kadınlar futboluna hakkettiği değeri vermeniz dileğiyle.

7 Haziran 2011 Salı

Once Brothers

Avrupadan yetişmiş en büyük basketbolculardan ikisi... Birlikte büyüyen, aynı yıl NBA'e giden, birlikte Dünya Şampiyonu olan iki genç adam... Dağılmak üzere olan ülke, yangına çevirecek kıvılcım arayan medya. Anlık verilmiş tepki...

RIP Drazen, long live Vlade





(bu kayıt kendim için... aradıgımda elimin altında olsun diye)

3 Haziran 2011 Cuma

Bir düşmanlığın anatomisi!


2003-2004 sezonu.
Ligin 17’inci, ilk yarının son haftası.
13 galibiyet ve 4 beraberlik ile lider Beşiktaş.
Puanı 43. Henüz mağlubiyeti bile yok.
16. sırada kim var dersiniz?
17 maçta; 2 galibiyet, 7 beraberlik ve aldıkları 8 mağlubiyet ile attığı 14 gole karşın yedikleri 22 gol ile -8 averaj ve 13 puanla Bursaspor.
Futbolcular şehirlerine o kadar hayran,
o kadar bağlı olmalılar ki,
koca bir ilk yarı boyunca,
Müthiş bir performansla, istatistikleri alt üst ederek,
Şehrin plakasında, -askerliğini yapanlar bilirler-
Doğan güneş dedikleri gün,
O zamanki adıyla ikinci lige düşmek için
Şafak sayıyorlar!
***

İlk yarıdaki tablo;
En azından,
Beşiktaş adına,
İkinci yarının başlamasıyla,
Değişiveriyor.
Yüzyılın şampiyonu Beşiktaş’a
101 yılın kıyımı yapılıyor.
İlk maç; Beşiktaş:0 – Samsunspor:4
Çıkan kırmız kartlar,
Kırmızı noktalı itirazları beraberinde getirirken,
Cem Papila da rüştünü ispatlıyor.
Aynı hafta Gaziantep deplasmanından 3-2’lik mağlubiyet ile dönen Bursa,
Sıralamada yine 16. sırada.
Puanı da aynı.
13.
E, haliyle uğursuz rakam.
Kurşun döktürmek lazım mı?
Lazım!
***

Kurşunu 19. hafta’da Beşiktaş döker Bursa’ya…
Hem de Bursa Atatürk stadına.
Tümer’in golüyle kazanır mı Beşiktaş.
Kazanır.
Uğursuz 13 puanla, yine 16. sırada.
Kim?
Bursaspor.
***

20’inci haftada Bursa’nın kankası takar mı Beşiktaş’a…
Takar.
Bursa ne yapar?
Galatasaray’la paylaşır puanları.
13 gider 14 gelir.
Sıralama değişmez.
Beşiktaş 1’inci, Bursaspor hala 16’ıncı…
Fener ile liderin arasındaki puan farkı da inmiştir artık 3’e!
***

Sıra gelir 21’e…
Bir hafta önce Beşiktaş’a kök söktüren “kanka” yatar Bursa’ya:
Bursa:1 Ankaragücü:0
Dile kolay.
Tam 10 hafta…
Bursaspor en son 11’inci haftada Adanaspor karşısında aldığı 6-0’lık galibiyetten sonra hiç gülmemiş. 
Beşiktaş hala lider, Bursaspor hala ilk 18’in içinde!
Şehrin plakası 16’da!
***

Oldu mu 22. hafta!
Oldu, oldu…
Yeter bu kadar kaldığımız plakada diyen Bursa
Kolay av olur Cavcav’a…
Gençlerbirliği: 2
Bursa: 0
Çalar davullar
Ve fakat aynı zamanda çanlar!
Artık 17’inci sıradadır Bursa!
***

Bir sonraki hafta liderdir artık Fenerbahçe…
Yenilir mi Beşiktaş 13’üncü sıradaki İstanbulspor’a!
Yenilir!
13, 14 ve 15’inci sıralar onlar için önemli değildir!
Kimdir onlar?
16’yı da kaptıran Bursa!
1-0’lık Denizli mağlubiyet ile yine 17’inci sıradadır Timsahlar!
***

Daha sonraki hafta…
24.
Konya’dan 1 puan Bursa’ya…
Beşiktaş yine mağlup olmuş.
Bu sefer Trabzon’a!
Fener başlamış arayı açmaya.
Bursa yine 17’inci sırada!
16’ıncı Elazığ ile aradaki puan farkı 3.
***

Gelelim 25’inci haftaya!
Yener mi Beşiktaş, Bursa’nın rakibi Elazığ’ı?
Yener!
Hem de 5 çeker!
Bursa ne yapar?
O da gider Malatyaspor’u 3-2 yener.
Oh ne güzel. 
2 hafta sonra,
Bir basamak yükselen Bursa,
Yeniden yerleşir 16’ıncı sıraya.
***
Oldu mu 26. hafta?
Beşiktaş kaybeder Diyarbakır’a!
Bursa’da Fener’e.
Sıralama artık şöyledir:
Lider Fener, ikinci Beşiktaş
16’ıncı Bursa!
***

Sonraki hafta İstanbulspor ile 1-1 berabere kalır Bursa.
Kaçar 2 puan daha; hem de arkasına bile bakmadan!
Oysa en önemli rakibidir Bursa’nın İstanbul o hafta!
Bir kazansa Bursa
İnecektir 14’üncü sırayla arasındaki fark;
Rakamla (3)
Yazıyla “üç” puana!
Beşiktaş mı?
Ezer geçer Gaziantep’i…
Ama değişmez puan cetvelindeki yeri…
2’incidir hala!
***

28’inci haftada dengeler değişir gibi olur.
Bursa 3-0’la geçer son sıradaki Adana’yı.
Ve bekler artık rakiplerinin puan kaybını.
Beklediğine de değer hani.
Fener Akçaabat’ta yerken köfte,
Trabzon’da İstanbulspor’u yenmiştir.
Ali Aydın’da bir kıyak geçmiştir Beşiktaş’a!
***

Bursa gider yenilir Trabzon’a!
29’uncu haftada!
E haliyle kalır 16. sırada!
Beşiktaş beraber kalır gençler ile ve iner 3’üncü sıraya!
***

Geldik mi 30’a?
Geldik.
Beşiktaş iki puan daha bırakır Konya’da.
Olsun!
Diyarbakır yenilir İstanbul’a.
Bak bu kötü işte.
Ama Bursa yener 15’inci sıradaki Sebat’ı ve iner puan farkı 2’ye
***

31’inci hafta da Beşiktaş yenilir Fener’e!
Akçaabat Sebatspor çay keyfi yaparken Rize’de, Bursa’da acımaz Elazığ’a…
Ama değişmez sıralamada ki yeri Bursa’nın.
İlk 16’nın içindedir hala.
Ve hatta
16’ıncı sıradadır Bursa.
***

Gelir 32’inci hafta!
Lig sonuncusu Adana çakar Beşiktaş’a
Adana’da!
Belki de o yüzdendir;
Gelir; Beşiktaş tribününe sızar Bursa.
Adana’da.
2007-2008 sezonunda!
Ne tesadüftür yine 32. haftada!
Neyse!
Çaykur Rize’yi 4-2 yenen Bursa hala 16’ıncıdır ama Galatasaray ile 2-2 berabere kalan İstanbulspor ile arasında kalmıştır 1 puan!
***

Sonrası malum.
33. haftada Akçabat Sebatspor’a yenilen Beşiktaş, ligin son maçında da Çaykur’a kaybeder.
Bursa çılgına döner.
Hangi Bursa?
34 hafta sonunda 10 galibiyet, 10 beraberlik, 14 mağlubiyet alan Bursa!
Ha unutmadan…
Aldığı 10 galibiyetin 5’i
30’uncu haftadan sonradır Bursa’nın…
Ve Beşiktaş…
8 mağlubiyet alır.
4’ü 31’inci haftadan sonra…
***

Şimdi kimse kalkıp “Bursa’yı Beşiktaş düşürdü” diye ahkâm kesmesin.
Hele hele “Timsah Bursa” asla!
Koca bir sezon boyunca
Şehrin plakasına
Yani 16’ya
Mahkûm kalıyorsan sen…
Hak etmişsindir düşmeyi zaten!
Son dört maçını
istikrarlı şekilde kaybederken Beşiktaş, eğer sattıysa maçlarını
Son beş maçını
İstikrarlı şekilde kazanan Bursa’nın
Neredeydi daha önceleri
Timsah aklı?

2 Haziran 2011 Perşembe

Iron Maiden Gelirken

19 Haziran'a az bir süre kalmışken pek sevgili Iron Maiden'ımızın The Final Frontier Tour setlisti buldum, Youtube'de de playlist haline getirdim ve siz Maiden severlerle paylaşıyorum... 19 Haziran'da görüşmek üzere...

Edit: Satellite 15 intro olarak playbackmiş, sahneye gelince final frontierdan başlıyorlarmış

1 Haziran 2011 Çarşamba

Farklı Bir Seçim Tahmini


Geçen günlerde şöyle bir yazı geçti önümden.

http://www.egedesonsoz.com/yazar/Bir-devir-kapaniyor/3149

İmza sahibi (Rifat Serdaroğlu) nedeniyle çok ciddiye almadım, tablonun sadece altındaki toplamlara baktım. 12 Haziran seçimlerinde AKP'nin 227, CHP'nin 175, MHP'nin 111 milletvekili çıkaracağı, ayrıca toplam 37 bağımsız (32si Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu adaylarından) milletvekilinin Ankara'ya geleceğinin öngörülmekte olduğunu görünce hiç ciddiye almadım. Ancak sonra babamın uyarısıyla detaylara baktım.

İl il bakıldığında bütün analizlerin olası sınırlar dahilinde olduğunu görüyoruz. Mesela, şu anda 20 kişiyle grup kuran BDP, 12 hazirandan sonra 30-35 vekil öngörüyor zaten. İlgim ve bilgim olan Mersin, Ankara gibi illerde öngörülen sayılar olasılık dışı değil.

Mersin için AKP-MHP-CHPnin 3er vekil çıkarması, 1 de bağımsız adayın (Ertuğrul Kürkçü) seçilmesi kesin gibi. geriye kalan 1 vekilin AKP-CHP ikilisinden birine gitmesi bekleniyor.

Ankara'da ise 11-15-5 çok olası gelmemekle birlikte en büyük 3 ilçeden 2sinin yerel seçimlerde CHP tarafından kazanılmış olması "acaba olur mu" duygusunu uyandırmıyor değil.

Dönelim tablonun geneline. 12 Haziranla ilgili en büyük korku Anayasa'yı tek başına değiştirebilecek 376 vekil sayısını aşması. Ülkenin geleceği için kabus senaryosu bu. Zaten uzlaşma kültüründen nasibini almamış Başbakan ve şürekasının uzlaşma ihtiyacının da olmaması ortaya çıkacak Anayasa hakkında bildiklerini okuyacakları sonucunu çıkarıyor. İkinci kritik sayı 330. Eğer AKP 330-366 arası bir sayıda milletvekili çıkarırsa tek başlarına yapacakları Anayasa referanduma gidecek. Ya 367yi bulabilmek için (büyük ihtimalle tek bir partiyle) uzlaşma arayacaklar ya da referandumda onay alabilmek için göstermelik maddeler serpiştirecekler (yetmez ama evetçilere selamlar).

AKP'nin tek başına iktidar olabilmesi için 276 milletvekiline ihtiyacı var. Serdaroğlu'nun tahmini bunun bile altında. Bu durumda işler epey karışıyor. Serdaroğlu'nun senaryosu gerçekleşirse. AKP-CHP, AKP-MHP, CHP-MHP koalisyonları görünüyor. AKP ile CHP'nin koalisyon kurması en düşük ihtimal. Kampanyalar sırasında seviye bu kadar düşmüşken tükürülenlerin yalanması iki partiyi de bitirir. CHP açısından diğer iktidar olasılığı olan MHP ile koalisyon da aynı sonucu doğurur. Seçim kampanyasını sosyal demokrat, özgürlükçü söylemler üzerine kuran CHP'nin şu anki sıkıntısı Baykal döneminde kaybolan inandırıcılığı geri kazanamıyor olması. CHP'nin gerçekten değiştiğine inanmayan sosyal demokrat/sol kesim hala var. "Terörü müzakere değil mücadeleyle çözeceğiz" diyen Bahçeli'yle ortaklık onları haklı çıkaracağı gibi, umutlanan seçmeni de kaçıracaktır. MHP tabanından gelecek tepkinin ise, Baykal dönemi söylemleri nedeniyle, görece daha az olacağını tahmin ediyorum.

Geriye 2 olasılık kalıyor. AKP-MHP, yani bir bakıma 3.MC hükümeti ve erken seçim. Serdaroğlu'nun tahmininde AKP-MHP güvenoyu alabilirken 330u zor geçiyor (338) Meclis Başkanı ve toplam 7 olası fireyle Anayasayı referanduma bile götüremiyorlar. Uzlaşma şart oluyor. (Ki böyle bir durumda Başbakan'ın Anayasa'yı değiştirmekten vazgeçmesi beni hiç şaşırtmaz) Ancak böyle bir koalisyonun "demokratik açılım"ın, (aslında olmayan) Kürt sorunun çözülme ihtimalinin sonu anlamına geldiği gerçeği var.

Eğer MHP bu kaset vakalarını AKPden bilmeye devam eder ve (Bahçeli'den beklediğim) dik duruşu sürdürürse son koalisyon ihtimali de ortadan kalkar. (sayısal olarak BDPli hükumet ihtimalleri BDPsiz de mümkün olduğundan o ihtimallerden bahsetmedim, ama CHP-MHP-BDP koalisyonu olabilse pek çok sorunumuz çözülebilir gibi geliyor) Tekrar seçime gidilmesi halinde bundan zararlı çıkanın MHP olması olasılığı var bence. AKP stratejisini istikrarı kaybettik geri kazanalım üzerine kurup MHPden oy alırken, CHP ve BDP ise "bakın AKPyi indirmek mümkün" inancıyla oy kazanacaktır.

Keşke öyle bir ihtimalde yeni seçimden önce uzlaşabilseler ve baraj düşse (niye düşsün be kalksın olmuşken), BDP yeni seçime "parti" olarak katılabilse, "küçük" partilerin birleşerek Ankara'ya vekil gönderme imkanı olsa vs vs... Ama olamaz di mi...