Ozan Kayadelen, yani ben...
1980 yılının karlı ve sokağa çıkma yasaklı bir Aralık günü Ankara'da doğmuşum. Hayatımın geri kalan kısmını da (askerlik ve İzmir'deki 13 aylık çalışma dönemini saymazsak) Ankara'da geçirdim.
Ankara Atatürk Lisesi'ni bitirip ODTÜ Makine Mühendisliği'nde okudum. Şu anki Ozan olmamda bu iki okulun ve oralarda tanıştığım kişilerin belirleyici olduğuna inanıyorum.
Spora sokaklarda, tarlalarda futbol oynayarak (o zamanlar ufak tefektim kaleye koyarlardı beni, fena da değildim hani) başladım. Sonra ODTÜ yaz okullarında basketbol-yüzme-tenis öğrendim. Atatürk Lisesi basketbol takımına girecekken antrenöre kızıp seçmeleri terk ettim. O zamanki federasyon başkanının bizim okul mezunu olması sayesinde okula eskrim geldi. "Nerde dumburtu orda buluntu" Ozan da eskrime başladı böylece. 13 yaşında başlayan bu hikaye 13 yıl devam etti. Araya bir takım Türkiye 3.lüğü bir de Üniversiteler takım Türkiye şampiyonluğu girdi. Sonra hayat, öncelikler vs derken antrenman kaçırmaya hatta gitmemeye başladım... Bıraktığımı kabullenmem 2006yı buldu.
Üniversitede darta sardırdım. Önce okulda kendi aramızda oynadık, sonra okul çapında turnuvalar ligler organize ettik. En son da Ankara çapındaki liglere, Türkiye şampiyonalarına katılmaya başladık. Hala da düzenli yaptığım spora en yakın şey dart.
Düzenli spor yapmasam da, spor ayırmadan izleyen düzenli bir izleyiciyim. Bu saplantının tepe noktası 2004'te Eurosport yayını yok diye yazlığa gitmek yerine Ankara'da kalıp 24 saat Olimpiyat izlemekti sanırım.