Göttingeni izleyemedim ancak Asvel maçının özetini görüp maç hakkında yazılanları okudum. Asvel'i Fransa'da yenmek başlı başına bir başarıdır öncelikle. Bu gruba 4. torbadan giren takım için güzel bir başlangıç oldu bu. Okuduğum ve gördüğüm kadarıyla hızlı tempoyla çok top kullanma yolunu seçmiş bir takım. Asvel maçında 64 şut kullanmışlar saha içinde... Potaaltında kalıplı uzunları yok ancak çok atletikler...
Beşiktaş'ta ise B.Bıyıktay'ın sistemi de Chatman önderliğinde hızlı tempoya dayalı. Iverson gelmeden önce Chatman'in yanında Serhat-Bekir-Mustafa-Cüneyt'ten kurulu ön alan tempoyu zorlayıp savunmayı dengesiz yakalayarak sayı üretme çabası vardı. Potaaltında ise Ignerski-Cevher dışardan atan atletik uzunlar, Likholitov-Ogilvy ise nispeten kalıplı yakın mesafe uzunları olarak paylaşıyorlardı dakikaları. Iverson'ın gelişiyle kısa rotasyonu genişledi ancak takımın esas sıkıntı yaşadığı bölge gene potaltı.
Pazar günü Fenerbahçe Ülker maçında özellikle maçın başında ve son çeyreğin başında Likholitov'un yüzdeli iç oyunu ve etkili savunmayla maçı kazanabilecek noktaya getirdi Beşiktaş. Ancak gerek tecrübe farkı gerek verilen fazla hücum ribauntları maçı kaybettirdi. Iverson Hemofarm maçının ilk yarısından farklı değildi. Maçtan sonra Bıyıktay'ın dediği gibio maçta maç sonunu AI'la oynamak maçı kaybettirmişti. Bu sefer o riski almadı ve boş şutları da bularak daha iyi oynadı takım son bölümü. Boş sutlar kaçmasa sonuç farklı olabilirdi.
Iverson'a ayrı bir paragraf açmak lazım. Çok büyük oyuncu olduğunu söyleyeyim. NBA'de bile her topu eline isteyen, oyunu kendi yonlendiren, gerekirse zorlayan bir süperyıldızdı. Ancak şu anda o oyuncunun gölgesi bile değil henüz. Hemofarm maçında bir dönem ufak da olsa o dönemden izler gördük ancak Fenerbahçe maçında karşısında Avrupa'nın en iyi savunmacılarından birini bulunca tamamen durdu. Hücumda elini topa sürmemesi çok sorun olmayabilir ancak savunmada ayaklarını çekememesi sorun oluyor. İyi olmayı hepimizden çok istediği görünüyor. Kendisinin de bizim de biraz daha sabretmemiz lazım. Sonuçta 8 ay doğru düzgün antrenman yapmamış (ki zaten antrenmanı sevmez maç yapması lazım bol bol) 35 yaşında bir adamdan bahsediyoruz. "Ben daha ölmedim" mesajı vermek için geldiyse Beşiktaş'a bunu gösterecektir.
Burak hocanın Iverson'lı takıma alışmaya başladığı ümidiyle daha iyi bir rotasyon bekliyorum bu maçta. Hem Iverson'u sezona hazırlayacak hem de maçı kaybetmeyecek düzenlemeler yapılmalı. Fenerbahçe maçında 1-3 periyotlarda toplam 19 dakika oynatması iyi bir tercih aslında. Ama herkes maç sonunda Iverson'u görmek ister sahada. Rakipte bir Ömer Onan olmadığından biraz daha etkili bir AI görmek umudundayız basketbolseverler olarak. Takımın geri kalanı ise Fenerbahçe maçındaki savunmasını tekrarlayıp, maçın sıkıştığı anlarda dışarıdan sallamadan kontrollü oynamayı başarırsa Hemofarm yenilgisi ufak ölçüde telafi edilebilir.
Maç 23.11.2010 saat 20:30'da TRT Haber'den canlı yayınlanacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder