Bozuk saat bile günde 2 kere doğruyu gösterir derler. Eğer
başbakanın söyledikleriyse mevzu bu benim gözümde yılda 2yi zor geçer. 2011deki
doğrularından biri 25 Eylül’de gelmişti. “PKK işini yapıyor”…
Evet sayın başbakan PKK “iş”ini yapıyor. 30 yıldır on
binlerce genci öldürmelerine bakılırsa “iş”lerini de iyi yapıyorlar. Bu noktada
PKK Kürtlerin haklarını arıyor diyenlere sesleniyorum 30 yılda on binlerce
insanı genç-yaşlı-çocuk ayırmadan öldüren, öldürmek için silah almak için finansman
yaratan (finansmanı yoksa desteklenen) bir örgütün birincil “iş”i adam
öldürmektir benim nazarımda. Bu konuda TSK en azından dürüst, hak hukuk demeden
öldürmek için silahlanıyor. (Savunma diyor o da yaptığına ya neyse). Şu
saatlerde “havadan ve karadan geniş çaplı operasyon” olduğuna göre TSK da “iş”ini
yapıyor.
Peki o zaman “iş”ini yapmayan kim?
Hayatımda ilk defa yaptığım bir şeyi yaptım ve AKP parti
programını açtım az önce neyse ki aradığımı ilk sayfada buldum. Temel Hak ve
Özgürlükler başlığı altında diyor ki : ”Başta İnsan Hakları Evrensel
Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Paris Şartı ve Helsinki Nihai
Senedi olmak üzere Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin insan
hakları alanında getirdiği standartlar uygulamaya geçirilecektir.“ İnsan
Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 3: Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği
herkesin hakkıdır… Bu durumdan benim anladığım AKP “iktidara gelirsek
vatandaşlarımızın yaşama, özgürlük ve kişisel güvenlik haklarını güvence altına
alacağım”. E iktidardaysa AKP onun “işi”dir vatandaşının (ama bak ayrım
gözetmeksizin hepsinin) yaşamasını sağlamak. Yani AKP işini yapmayanlardan
biri.
Devletin işi değil midir vatandaşlarının insanca yaşamasını
sağlamak. TC Anayasası madde 5 der ki: “Devletin temel amaç ve görevleri (…),
insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya
çalışmaktır.” Maddi varlığımızı geliştirmeyi geçtim sabahtan beri toplumsal
cinnet sınırında dolaşıyor olmamızdan anlaşılıyor ki sen de “iş”ini yapamayanlardansın
TC devleti.
Ve bizler geriye kalan 75-80 milyon insan… 30 yıldır,
içimizden insanların ölmesine engel olmayan, engel olmaya niyetli de olmayan,
ölümlerin daha çok öldürerek biteceğine dair inancını (defalarca aksi
ispatlanmış olmasına rağmen) koruyanları bizim yaşama hakkımızı koruması için
devletin başına geçiren bizler… Koca şairin dediği gibi:
“…Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!”
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder